Adenomyozis, rahmin iç tabakası (endometrium) ile kas tabakası (myometriyum) arasındaki sınırın bozulduğu bir durumdur. Normalde rahmin iç tabakası, rahmin dış kısmından ayrıdır. Ancak adenomyozis durumunda, bu iç tabaka, rahmin kas tabakasına (myometriyum) doğru büyür ve yerleşir. Bu durum, genellikle ağrılı adet dönemlerine, aşırı kanamaya ve kısırlık gibi sorunlara yol açabilir. Adenomyozis genellikle 40 yaş ve üzeri kadınlarda, doğum yapmış olanlarda daha yaygın görülür.
Adenomyozis genellikle 40 yaş ve üzeri kadınlarda, doğum yapmış olanlarda daha yaygın görülür. Belirtiler kişiden kişiye değişmekle birlikte, en sık görülen şikayetler şunlardır: 🔹Adet dönemi sırasında şiddetli ağrı 🔹 Aşırı adet kanaması 🔹 Cinsel ilişki sırasında ağrı 🔹Pelvik ağrı
🔹Hormonal değişiklikler: Östrojen hormonu, adenomyozis gelişiminde önemli bir rol oynayabilir. Östrojen seviyelerinin yüksek olduğu durumlar (örneğin, erken adet görme, geç menopoza girme) adenomyozis riskini artırabilir.
🔹Doğum geçmişi: Adenomyozis daha çok doğum yapmış kadınlarda görülür. Bunun nedeni, doğum sonrası rahmin yapısal değişikliklere uğraması olabilir.
🔹Adet dönemi sırasında şiddetli ağrı (dismenore):
Kadınlar, adet kanamasından önce ve sırasında şiddetli karın ağrıları yaşayabilirler.
🔹Aşırı adet kanaması (menoraji):
Uzun süreli ve yoğun kanama, adenomyozis ile sıkça görülür.
🔹Pelvik ağrı: Adet döneminde veya cinsel ilişki sırasında rahatsız edici bir pelvik ağrı olabilir.
🔹Şişkinlik ve karnın alt kısmında ağrı: Karın bölgesinde şişkinlik, rahatsızlık ve baskı hissi oluşabilir.
🔹İnfertilite (kısırlık): Adenomyozis, bazı kadınlarda doğurganlık sorunlarına yol açabilir.
Adenomyozis genellikle pelvik ultrason ile teşhis edilir. Ancak, bu test her zaman kesin sonuç vermeyebilir. Daha kesin bir tanı için manyetik rezonans görüntüleme (MRI) kullanılabilir. Bu görüntüleme yöntemi, rahmin yapısındaki değişiklikleri daha net bir şekilde gösterir. Bazı durumlarda, laparoskopik cerrahi (kapalı operasyon) ile biyopsi alınarak da tanı konulabilir.
Adenomyozis, bazı kadınlarda doğurganlık sorunlarına yol açabilir. Bunun nedeni, rahmin iç yapısındaki değişikliklerin embriyonun yerleşmesini zorlaştırması veya tüplerin düzgün çalışmamasına yol açmasıdır. Ancak, adenomyozis teşhisi konan kadınların büyük bir kısmı, tedavi ile gebelik elde edebilir.
Adenomyozis menopoz sonrası dönemde genellikle düzelir veya semptomlar azalır, çünkü östrojen seviyeleri düşer. Ancak, bazı kadınlarda menopoz sonrası da adenomyozis belirtileri devam edebilir. Adenomyozis, tedavi edilebilen bir durumdur, ancak hastalığın şiddeti ve semptomlara bağlı olarak yönetim farklılık gösterebilir. Eğer adenomyozis belirtileriniz varsa, bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanına danışmak en doğru yaklaşım olacaktır.